Hipofiz Tümörleri
Prof.Dr. Cahit Kural

Hipofiz Tümörleri

Hipofiz Tümörleri Nedir?

Hipofiz tümörleri, hipofiz bezinde (beynin tabanında bulunan küçük bir bez) oluşan anormal hücre büyümeleridir. Hipofiz, vücuttaki birçok önemli hormonun salınımını kontrol eder ve hipofiz tümörleri bu hormonal dengeyi etkileyebilir. Bu tür tümörler genellikle iyi huylu (benign) olma eğilimindedir, ancak bazen kötü huylu (malign) olabilirler. Hipofiz tümörleri, tüm beyin tümörlerinin yaklaşık %10'unu oluşturur ve genellikle belirli bir yaş aralığında daha yaygındır.

Hipofiz Tümörlerinin Çeşitleri Nelerdir?

  1. Prolaktinoma: En yaygın hipofiz tümörü türüdür. Prolaktin hormonu fazlalığına neden olabilir ve bu da kadınlarda adet düzensizlikleri, meme sütü üretimi (laktasyon), erkeklerde ise cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir.
  2. Somatotropinoma (Akromegali): Bu tümörler büyüme hormonu (GH) salgılar. Büyüme hormonunun aşırı salgılanması, akromegali olarak bilinen bir duruma neden olabilir. Bu durumda, vücut dokuları aşırı büyüyebilir ve çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
  3. Kortikotropinoma (Cushing Sendromu): Kortizol adı verilen stres hormonunun aşırı salgılanmasına neden olabilir. Bu durum, Cushing sendromuna yol açabilir ve obezite, yorgunluk, cilt lekeleri gibi semptomlara neden olabilir.
  4. Tirotropinoma (Tirotropinoma): Tiroid uyarıcı hormon (TSH) salgılar ve tiroid hormonlarının aşırı üretimine neden olabilir. Bu durum, tiroid bezi hastalıklarına yol açabilir.
  5. Gonadotropinoma: Hipofiz bezindeki gonadotropin hormonlarının aşırı salgılanmasına neden olabilir ve doğurganlık sorunlarına yol açabilir.

Hipofiz Tümörlerinin Belirtileri Nelerdir?

  1. Baş Ağrısı: Hipofiz tümörleri, baş ağrısı en yaygın belirtilerinden biridir. Bu ağrı genellikle şiddetli ve kronik olabilir.
  2. Görme Sorunları: Hipofiz tümörleri, optik sinirlere baskı yaparak görme sorunlarına neden olabilir. Bu durum genellikle gözlerin dış kısımlarında başlar ve zamanla görme alanını daraltabilir.
  3. Hormonal Değişiklikler: Hipofiz tümörleri, hipofiz bezinin normal hormon üretimini etkileyebilir. Bu da hormon dengesizliklerine ve çeşitli semptomlara yol açabilir. Örneğin; prolaktinoma adı verilen tümörler, süt üretiminde artış (laktasyon), adet döngüsünde bozukluklar ve cinsel işlev bozukluklarına neden olabilir.
  4. Bulantı ve Kusma: Büyük hipofiz tümörleri, beyin basıncını artırarak bulantı ve kusmaya neden olabilir.
  5. Aşırı Yorgunluk: Hipofiz tümörleri, hormon dengesizliklerine bağlı olarak aşırı yorgunluk ve halsizlik hissine yol açabilir.
  6. Semptoma Bağlı Hormon Dengesizlikleri: Hipofiz tümörlerinin türüne bağlı olarak, vücutta belirli hormonlarda artış veya azalış gibi semptoma bağlı hormonal değişiklikler görülebilir. Bu da çeşitli semptomlara neden olabilir.

Hipofiz Tümörlerinin Tanısı Nasıl Koyulur?

  1. Hasta Hikayesi ve Fiziki Muayene: Hastanın semptomlarını ve sağlık geçmişi değerlendirir. Hipofiz tümörleri genellikle baş ağrısı, görme sorunları, hormonal değişiklikler ve diğer belirtilerle ilişkilendirilebilir. Fiziki muayene sırasında, hipofiz bezinde bir kitle veya basınç belirtileri aranır.
  2. Kan Testleri: Kan testleri, hipofiz bezinin normal hormon düzeylerini belirlemeye yardımcı olabilir. Hormon düzeylerindeki anormallikler, hipofiz tümörlerinin belirli tipleri için bir işaret olabilir.
  3. Görüntüleme Testleri: Görüntüleme testleri, hipofiz tümörlerinin varlığını ve büyüklüğünü değerlendirmek için kullanılır. En yaygın görüntüleme testleri manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ve bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarını içerir. Bu testler, tümörün boyutunu, konumunu ve çevredeki dokulara yapabileceği basıncı değerlendirmeye yardımcı olabilir.
  4. Görme Testleri: Hipofiz tümörleri, optik sinir üzerinde baskı yaparak görme sorunlarına yol açabilir. Görme testleri, tümörün optik sinire olan etkisini değerlendirmek için yapılır. Bu testler arasında görme alanı testi ve göz muayenesi bulunur.
  5. Biopsi: Nadiren, tümörün doğasını belirlemek için hipofiz biyopsisi gerekebilir. Bu işlem genellikle hipofiz bezine endoskopik bir yöntemle girilerek yapılır ve tümör hücrelerinin mikroskop altında incelenmesini sağlar.

Hipofiz Tümörlerinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

  1. Gözlem ve Takip: Bazı küçük hipofiz tümörleri, semptomlara neden olmadığı sürece sadece düzenli takip edilebilir. Tümörün büyümesini ve semptomların ilerlemesini izlemek için periyodik görüntüleme testleri ve kan testleri yapılabilir.
  2. İlaç Tedavisi: Hormon salgılayan hipofiz tümörleri, hormon seviyelerini normalleştirmek için ilaçlarla tedavi edilebilir. Örneğin; prolaktinoma gibi prolaktin salgılayan tümörler dopamin agonist ilaçlarla tedavi edilebilir.
  3. Radyoterapi: Tümör büyümesini kontrol etmek veya tümör hücrelerini öldürmek için radyoterapi kullanılabilir. Radyoterapi, özellikle cerrahi müdahale veya ilaç tedavisi ile kontrol altına alınamayan agresif tümörler için bir seçenek olabilir.
  4. Cerrahi Müdahale: Büyük veya semptomatik hipofiz tümörleri cerrahi olarak çıkarılabilir. Endoskopik transsfenoidal cerrahi, hipofiz tümörlerinin çıkarılması için en yaygın kullanılan cerrahi tekniktir. Bu yöntemde, burun veya ağız yoluyla hipofiz bezine ulaşılır ve tümör çıkarılır veya azaltılır.
  5. Transsfenoidal Cerrahi: Hipofiz tümörlerinin çoğu, burun yoluyla transsfenoidal cerrahi yöntemiyle çıkarılabilir. Bu minimal invaziv yöntemde, endoskopik ekipman kullanılarak hipofiz bezine erişilir ve tümör çıkarılır veya radyasyonla tedavi edilir.
  6. Açık Cerrahi: Nadiren, büyük tümörler veya belirli komplikasyonlar nedeniyle açık cerrahi gerekli olabilir. Bu durumda, cerrah kafatasını açarak hipofiz bezine doğrudan erişir ve tümörü çıkarır.

Hipofiz Tümörlerinin Ameliyat Yöntemleri Nelerdir?

Açık Ameliyat Yöntemleri:

1. Transkraniyal Cerrahi: Bu yöntemde, kafatası üzerinde büyük bir kesim yapılır ve beyin dokusuna erişilir. Daha sonra hipofiz bezine doğrudan müdahale edilerek tümör çıkarılır veya tedavi edilir.

2. Transnazal Cerrahi: Transnazal cerrahi, burun boşluğuna yapılan bir kesimden hipofiz bezi ile doğrudan temas edilmesini sağlar. Bu yaklaşım, daha eski olan açık cerrahi tekniklerinden biridir, ancak modern endoskopik teknoloji ile birleştirilerek daha minimal invaziv hale getirilebilir.

Kapalı Ameliyat Yöntemleri:

1. Endoskopik Endonazal Transsfenoidal Cerrahi: Bu yöntemde, burun boşluğundan hipofiz bezine erişim sağlayan bir endoskop kullanılır. Endoskop, hipofiz bezi ile tümör arasındaki ilişkiyi net bir şekilde görmeyi ve tümörü çıkarmayı veya tedavi etmeyi sağlar. Bu yaklaşım, minimal invazivdir ve daha az komplikasyon riski taşır.

2. Endoskopik Ekstranazal Transsfenoidal Cerrahi: Bu yöntemde, endoskopik ekipman kullanılarak hipofiz bezine transsfenoidal yoldan, yani burun deliklerinden değil, dışarıdan girilerek erişim sağlanır. Bu teknik, bazı durumlarda tercih edilen bir alternatif olabilir.

Hipofiz Tümörleri Ameliyat Sonrası Hastası Takip Süreçleri

  1. Hastane Kalış Süresi ve İlk Takip Ziyareti: Ameliyat sonrası dönemde, hastalar genellikle birkaç gün hastanede kalır ve bu süre boyunca yakından izlenirler. Ameliyat sonrası ilk takip ziyareti ise genellikle taburcu olduktan sonra birkaç hafta içinde gerçekleşir. Bu ziyarette, ameliyat sonuçları değerlendirilir, yara iyileşmesi kontrol edilir ve gerektiğinde ilaçlar düzenlenir.
  2. Periyodik Kontroller ve Takip Ziyaretleri: Hastaların ameliyat sonrası dönemde düzenli periyodik kontrollere gitmeleri önemlidir. Bu kontrollerde, cerrahi sonuçlar değerlendirilir, tıbbi durum izlenir ve gerektiğinde tedavi planı güncellenir. Kontrol ziyaretleri genellikle ameliyat sonrası ilk birkaç yıl boyunca sık aralıklarla yapılır.
  3. Görüntüleme İncelemeleri: Ameliyat sonrası dönemde, hastaların belirli aralıklarla beyin görüntüleme incelemeleri yapılır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları, cerrahi sonrası iyileşme sürecini izlemek ve olası tümör rekürrensini belirlemek için kullanılır.
  4. Hormon Seviyelerinin İzlenmesi: Hipofiz tümörleri genellikle hormonal değişikliklere neden olabilir. Bu nedenle, hastaların ameliyat sonrası hormonal seviyeleri düzenli olarak izlenir ve gerekirse hormonal tedavi uygulanır.
  5. Semptomların Değerlendirilmesi: Ameliyat sonrası dönemde, hastaların semptomları ve yaşam kalitesi düzenli olarak değerlendirilir. Bu semptomlar arasında baş ağrısı, görme bozuklukları, hormonal değişiklikler ve diğer nörolojik belirtiler yer alabilir.
  6. Rehabilitasyon ve Destek Hizmetleri: Bazı hastalar, ameliyat sonrası dönemde fiziksel ve duygusal rehabilitasyon ihtiyacı duyabilirler. Bu durumda, fizyoterapi, konuşma terapisi, psikolojik danışmanlık ve destek grupları gibi hizmetler sağlanabilir.